Utopia (Thomas More)


Halkın yoksulluğu kralın varlığını korur.

Utopia (Thomas More)

Birinci Bölümden:

… Bütün yaşlı ve hasta dilenciler bölünüp dağıtılacak: Erkekler rahip kardeş olarak erkek manastırlarına, kadınlar da rahibe hemşire olarak kadın manastırlarına. Oldu bitti.
Kardinal bunu hoş bir şaka sayıp gülümsedi, ama ötekiler bayağı ciddiye aldılar. Dinbilimci bir rahipse bu şakadan aşırı bir şekilde hoşlandı. Asık suratı birden gevşeyerek rahipler ve manastırların durumu üstüne nükteli sözler etti, sonra soytarıya dönerek:
‘Biz dilenci kardeşlerinizin rızkını sağlamazsanız, dilenciliği ortadan kaldırmış olmazsınız’ dedi.
‘Sayın Kardinal bunun çaresini buldular,’ dedi: ‘Serserilerin bir yere toplatılıp çalıştırılmasını söylediler ya! Dilenci rahipler dünyanın ilk serserileridir.’
Bu sert saldırı üstüne bütün gözler Kardinal’e dikildi. O kızmış görünmeyince herkes soytarıyı alkışladı. Sayın dinbilimciyse taş kesildi olduğu yerde.

İkinci Bölümden:

Uzun süre önce Utopialıların yardımıyla baskıdan kurtulan, hiç kimseye boyun eğmeden özgür yaşayan komşu ülkelerin halkı, Utopialıların hukuk işlerindeki ustalığını bilirler. Onlardan bazen bir yıl, bazen de beş yıl için yönetici ve yargıç alırlar. Bir yargıcın çalışma süresi bitince; şerefler ve ödüller bağışlayarak onu Utopia’ya geri götürüp bir yenisini alırlar yerine. Bu sayede komşu ülkelerin kendi devlet işlerini çok akıllıca düzenledikleri su götürmez. Çünkü bir devletin gelişmesi de, yıkılması da o devleti yönetenlerin ve yargıçların elindedir. Utopialılar, bir süre sonra kendi ülkelerine döneceklerini, orada paranın hiçbir değeri olmadığını bildikleri için, rüşvet alıp namus yolundan şaşmazlar. O ülkede yabancı oldukları, halkı tanımadıkları için, ne kimseyi kayırırlar, ne de kimseye kötü niyet gösterirler. Oysa bu iki şey yani yargıçların adam kayırmaları ve para tutkusuna kapılmaları, bir devletin en sağlam ve en güvenilir yanı olan adaletini yıkıverir.

Thomas More’un Yaşamı

Thomas More, 7 Şubat 1478’de Londra’da doğdu. Sekiz yaşındayken girdiği St. Anthony okulunda dört yıl okuduktan sonra, babası onu Kardinal Morton’un evine yerleştirdi. Bilgisini görgüsünü artırmak amacıyla çocuklarını başka bir ailenin yanına vermek, İngilizlerin bir geleneğiydi o sıralarda. Thomas More on dört yaşına gelince, Kardinal Morton onu Oxford’a gönderdi. Oxford’da ancak iki yıl okuduktan sonra, o sıralarda bir çeşit Hukuk Fakültesi yerini tutan New Inn ve Lincoln’s Inn’de hukuk öğrenimi yaptı ve 1501’de, yani 23 yaşındayken baroya girdi.

Thomas More’un Davası ve Ölümü

… Thomas More’u ölüme götürecek olan yasal hileyi buldular. Onu, “kötü bir amaç uğruna haince ve şeytanca” davranmakla suçladılar. Jüri, sadece on beş dakika süren bir görüşmeden sonra More’un suçlu olduğuna karar verince Başyargıç Audeley, onun ölüm cezasına çarptırıldığını bildirdi. Sir Thomas More, ancak o zaman konuştu: “Beni mahkum etmeye (Tanrı bilir nasıl) karar verdiğinizi görüyorum. Onun için şimdi, vicdanıma uyarak, açıkça ve canımın istediği gibi konuşacağım,” dedikten sonra, Kral’ın çıkardığı yasanın, Tanrı’nın da, Kutsal Kilise’nin de yasalarına ters düştüğünü anlattı.

Kitabın arka kapağından:

Thomas More (1478 – 1535) Yargıçlığı boyunca dürüstlüğü ve haktanırlığıyle sivrilen ve Sokrates gibi bir anlamda bu yüzden ölüme mahkum edilen bir 16. yüzyıl yazarıdır. Günümüzden yaklaşık beş yüz yıl önce yayınlanan Utopia’da (1516) ise More, çizdiği “yeryüzü cenneti” ile bugün de kaynak gösterilen bir “toplumsal mutluluk” örneği sunmaktadır Utopia, Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi’nde Mina Urgan’ın yazarı ve yapıtı birlikte ele alan derinlikli incelemesiyle yanınlanmaktadır.

  •   

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.