Kara Fatma (İlknur Bektaş)


Anadolu’nun yürekli anası

Kara Fatma (İlknur Bektaş)

Milli Mücadele’de Bir Kadın Üsteğmen

Milli Mücadele’de Türk kadınlarının adı sanı yok demekten hicap duysam da bu gerçeği idrak edip artık vatan, millet ve namusları için, evlatlarının geleceği için kendilerini feda eden bu kadınları yad etmenin zamanıdır. Dünya kadınlarının en önemlileri arasında şüphesiz bizim kadınlarımız da vardı. Unutmayalım ki, bu milleti en iyi şekilde sahiplenen, gerektiğinde aşçı, hemşire ve gerektiğinde cephede hem ana hem asker olabilen bu muhterem kadınları hayırla, minnetle anmak, haklarını teslim etmek bize namus ve vatan borcudur.

Kurtuluş Savaşı’nın başlangıcından Anadolu’nun düşmandan temizlenmesine kadar doğu ve batı cephelerindeki savaşların çoğuna katılmış olan Kara Fatma dört defa yaralanmış, Yunanların elinde ondokuz gün esir kalmanın bütün acısını da çekmiştir. Rütbesi milis subayı olarak mülazim-ı evvelliğe (üsteğmenliğe) yükseltilmiştir.

O ufacık boyuna rağmen bedenine sığmayan yüreğiyle cepheden cepheye koşmuş aslanlar gibi bir Türk anasıydı. Hem de nasıl bir ana… Önce eşini, sonra 2 oğlunu şehit verip, onlardan boşalan yeri kendisi doldurmuştu. İşte bu yüzden vatana ihanet edenleri hiçbir zaman affetmemiş, belki de en büyük savaşını onlara karşı vermişti.

Vatanımın büyük kurtarıcısı Ebedi Şef’in, layık olmadığım büyük iltifatı beni son derece sevindirmişti. Esasen bütün emel ve arzum yapmış olduğum hizmetten hiçbir menfaat beklemiyordum. Bu itibarla taltif edilmiş olduğum rütbemin mukabilinde verilecek maaşımı Kızılay’a terk etmekle son vatani vazifemi yaptım.

Komşusu Mustafa Bey anlattı:

Mahallede çocuk dövülmesine sadece o karşıydı. Bir yerde çocuk ağlaması, dayağı duymasın! En önce o koşardı. ‘Biz onlar için kan döktük, can verdik sen kimi dövüyorsun? Onlar vatan evlatları. Bizim geleceğimiz. Çocuklarımıza iyi bakın’ der dövdürmezdi…

Yukarıda kitaptan bir kısa kısa alıntılar yaptım, aşağıda da arka kapağın bir kısmını okuyabilirsiniz. Unutulmaması gereken bilgiler önemli belgelerle anlatılmış. Memleketin işgali karşısında canla başla yollara dökülen ve birkaç siyah-beyaz fotoğrafın dışında hatırlanmayan isimiz kahramanlar… Herkesi perişan eden bir savaş ve kadın-erkek diye ayırmayan kurşunlar… Balkan Harbi’nden İstiklal Harbi’ne, Erzurum’dan Bolu’ya, İzmit’ten Bursa’ya elinde mavzer, hem erkek hem kadın askerlere kumandanlık eden, Atatürk tarafından üsteğmenlik rütbesine kadar yükseltilen bir kadın kahraman! Cephede şehit olan bir koca ve iki oğula rağmen durmayan, özgürlük uğruna kendi hayatından vazgeçen yüreği buruk bir ana; vatanını korumak için ömrünü adayan bir kayıp kahraman… Kara Fatma

  •   

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.