Diplomat İnönü LOZAN 1922-1923 (Alev Coşkun)


Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Tapusu

Diplomat İnönü LOZAN 1922-1923 (Alev Coşkun)
Lozan Barış Konferansı’nın açılış töreni için program belli olmuştu. Ev sahibi İsviçre Devlet Başkanı Haab bir ”Hoş geldiniz” konuşması yapacak; konferansa katılan tüm delegeler adına da, İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon teşekkür edecekti.
İsmet İnönü ”Ben de konuşacağım” dedi. İnönü’ye, ”Böyle bir gelenek yok” dediler. İnönü ısrarla, ”Ben de diplomatik olarak teşekkür edeceğim” dedi. İnönü’yü ikna etmek için Fransa Başbakanı Poincare dil döktü.
Törenin başladığı gün önce İsviçre Devlet Başkanı Haab, ardından da Lord Curzon konuştu. Herkes törenin son bulacağını düşünürken, İnönü yerinden kalkıp kürsüye yürüdü. Cebinden notlarını çıkardı ve konuşmasını okumaya başladı. Lozan’a barış arzusu ile geldiğini, Türklerin çok haksızlık gördüğünü, işgale uğradıklarını açıkça belirtti. Barış düşüncesinin bütün konferansa egemen olması ve adaletli bir barış yapılması dileğiyle sözünü tamamladı, yerine geçti, oturdu.
”Amatör diplomat” dedikleri İnönü, bu yurtsever ve ustaca tavrıyla Türkiye’nin konferansa katılan tüm devletlerle eşit olduğunu göstermiş oldu. Lozan başarısı da işte bu hareketle başlayan 8 aylık ”diplomasi savaşı”nın ardından geldi.

Evet Kitabın arka kapağı bu şekilde. Bu, yazarımız Alev Coşkun’un İnönü adını taşıyan serisinin ikinci kitabı. İlk kitap Asker İnönü, 1884-1922 yıllarını anlatıyor. Birinci kitabı annem okudu ve ikinci kitabı da çıkmak üzere onu da alacağım demişti. Çok beğenmiş. Ben de anneme hediye olarak aldım vermek için beklerken pandemi patladı, herşey altüst oldu. Bu sırada benim de elimdeki kitaplar bitince tarih okumayı pek sevmesem de annemden izin alarak (çünkü sonuçta bu bir hediye idi) okuyabileceğimden kuşkulu başladım. Eğer sizinde aklınızda böyle bir kuşku varsa bu seriyi okuyabilirsiniz. Çok keyifle, sıkılmadan, merakla okudum. Bölüm aralarında yazar, kısa bir toparlama da yaparak belki dağılmış olan dikkatimizi yeniden toparlıyor. Döneminde önemli olan şahsiyetleri de kısa biyografileri ile tanıtmış. Çok yönlü yerli ve yabancı kaynaklardan alıntılara, farklı düşünceleri anlamaya yönelik, gazetelerde o dönem çıkan makalelerden fikir verici, aydınlatıcı paragraflara yer verilmiş. Kullanılan kaynaklardan iki tanesini mutlaka okuyacaklarım listesine aldım bile. Şimdi bu kitabı beğenerek okumuş olmanın verdiği keyifle biraz tersten olacak ama ilk kitabı da annemden alarak okumaya başladım. Sırada ise yazarımızın serinin devamı olarak yazmayı vaad ettiği iki cilt olarak planlanan Devlet Adamı İnönü kitapları var. Onları da merakla bekliyoruz. Tarih okumayı sevmeyen biri olarak, bu kitap beni yüreklendirdi. Sizlere de tavsiye ederim.

  •   

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.