Konuk Kız (Simone de Beauvoir)


Elle tutulup gözle görülenin dışında emin hiç bir şey yok.

Konuk Kız (Simone de Beauvoir)

Şu anda, yeryüzünde yüreklerinin atışını dinleyen binlerce kadın vardı. Her biri kendi heyecanıyla başbaşaydı; kendi hesabına bunalmaktaydı. Nasıl olur da, dünyanın ayrıcalıklı bir noktasında bulunduğuna inanabilirdi? Paule, Xaviere ve daha başka bir sürü kadın vardı yeryüzünde. Hayır, insan kendini kendisiyle bile kıyaslayamazdı.

Bütün iş küçücük bir hareketteydi, elini açıp ipin ucunu bırakmaktaydı; ellerinden birini havaya kaldırıp parmaklarını oynattı; parmaklar verilen buyruğu yerine getiriyorlardı, şaşkın ve uslu, harika bir şeydi bilinmeyen binbir kasın böyle kuzu kuzu söz dinleyişi; ne gereği vardı daha fazlasını istemenin? Duraksadı; ipin ucunu bırakmak; yarın diye bir şey yoktu; ama çevresinde öylesine çıplak, öylesine buz gibi bir şimdiki zaman vardı ki, düşündükçe içi gidiyordu.

“Kardeşimi öldürmelerini istemiyorum”, diye düşündü umutsuzluk içinde. Kolunu bile tutamadan yürüyordu yanıbaşında. Neden olanaksız kılmıştı içten davranışlarla sözleri? Şimdi artık, içinden gelen hareketlere alışılmamış şeyler gözüyle bakıyordu. Oysa canını verirdi Pierre’i kurtarmak için.

“Bir hiç için, diye mırıldandı. Bütün bunlar bir hiç için.”

Yukarıdaki paragraflar kitabın içinden küçük alıntılardır. Aşağıda ise arka kapaktan kısa bir bölüm okuyabilirsiniz.

Ünlü Fransız eleştirmeni Maurice Nadeau’nun “Konuk Kız” için dedikleri:
“Beauvoir, yazarlığa, 1943 yılında yayımlanan ve kendisine büyük ün kazandıran Konuk Kız’la başlamıştır. Yazar, burda, sonu gelmez ruhbilimsel çözümleme geleneğiyle bağlarını koparmakta, romanındaki değişik kahramanları “belli durumlar içinde” vermektedir.

  •   

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.