Kedi Bakımı (Mustafa Akay)


Burası benim yuvamdır. Lütfen rahatımı bozmayın…

Kedi Bakımı (Mustafa Akay)

Kedi…

Kimimizin varlığını bir lütuf saydığı, kimimizinse korkup nefret ettiği…
Kedinin henüz bize gelmediği eski çağlardan kalıp da bilinçaltının uzak köşelerinde saklanan bir korku olabilir mi bu? Kimbilir…
Ayrıca nankörlükle de suçlarız. Sırf kendisini insanoğluna körü körüne adamadığı, sevme ve sevilme zamanını kendisi tayin ettiği için… Bu yalnızca bir ifade, bir kişiliğin açığa çıkışı, bir özgürlüğe yaklaşım biçimidir. Yüzyıllar boyu özgürlük üstüne onca laf ettikten sonra, özgürlüğüne bunca tutkun bir varlığı suçlamak da, biz insanoğlunun çelişkiden öte ikiyüzlülüğümüz değilse, nedir o zaman?
Eğer bu koca gezegende bir kedi bizi özel dostluğuna kabul ederse yaşamımıza ayrıca şiir de karışmış demektir.

İyi ki varsın, iyi ki varlığını biz insanoğlundan esirgemiyorsun kedi…

Evinde iki kedisi olan ve bir hayvan sever aile olarak; yukarıda kitabın önsözünden aşağıda ise kitaptan kısa bir bölüm. İyi okumalar. 🙂

KEDİNİN İNSANA GELİŞİ

Kedinin ataları ve evcilleşmesi
Evcil kedilerimizin ataları tam anlamıyla açıklığa kavuşmuş olsaydı, çok garip olurdu! O kadar çok bilinmeyen var ki, asıl nesli tarihin karanlıklarında kaybolacaktır. Uygun bir zamanda kedinize nereden geldiğini sorsanız, hayvan size anlayamadığınız gözleriyle sıkıntılı, belki de biraz eğlenmiş olarak bakacak ve büyük bir olasılıkla kuyruğunun ucunda kısa bir titreşim belirecektir. Aslında bununla da her şey söylenmiş olur: “Ben burdayım, benim asıl neslim seni hiç ilgilendirmez… Şimdi bunları bırak da benim varlığımın tadını çıkarmaya bak…”

  •   

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.