FARKINDALIK


Farkındalık: sözlük anlamı olarak farkında olma durumudur. Peki farkında olmak nedir? Görülmesi veya bilinmesi gereken şeylerden haberi bulunmak, kavranması gereken bir şeye dikkat etmek demektir.

Bu konu hakkında uzun zamandır düşünüyorum. Okuduğum kitaplar, takip ettiğim sosyal medya hesapları ve çevremde yaşanan olaylar beni düşündürüyor. Aslında ben bunu düşündüğüm için sürekli farklı yerlerden karşıma çıkıyor da olabilir. Çekim yasası ile mi ilgili, yoksa algıda seçicilik midir bilemiyorum. Ben düşünüp, nasıl toparlar da yazarım diye denemeler yaparken, severek takip ettiğim bir sosyal medya hesabı, bana ‘tam da buradan başla.’ der gibi bir gönderi hazırlamış.

Önce o yazıyı sizinle paylaşmak istiyorum.

“Hayat bazı insanları “içimizdeki boşluğu doldursun” diye değil, “fark etmemizi sağlasın” diye çıkartır karşımıza…

Gelir en acıyan yere basarlar ve bu durum bizi zamanda bir geçide zamansızca asar… Aşamadığımız bir duyguya adeta esir olur kalırız! Canımızı yakanlara değil, canımızın yanan yerine odaklanmak gerek böyle olunca. Yüzeydeki o acının ta dibinde hangi sebebin durduğuna…

Zira bize yoksunluğumuzu hissettiren insanlar en fazla acıyan yere üfleyebilirler. Ama bizi onlara doğru çeken yarayı sadece biz bulup, biz geçirebiliriz.” (Alıntı: @juno_yildiz_gozlemcisi)

Benim kanayan yaram babam. Dün çalışırken dışarıdan gelen sesler dikkatimi çekti ve ne olduğunu anlamak için balkona çıktım. Gördüğüm manzara, duyduğum sesler tanıdık. Sokağımızdaki bir apartmandan cenaze çıkıyor. Birinin bağırışlarıymış kulağıma gelen. Tanımadığın birinin acısını anlamak! “Yaşayan bilir” dedikleri var ya işte tam da bu. Evet onlara üzüldüm. Çünkü biliyorum baba acısının ne demek olduğunu ve biliyorum o evde neler yaşanıyor. O ses yüreğinden nasıl çıkıyor kendinin bile farkında olmadan. Evet o an onların acısını yüreğimde hissettim, çok üzüldüm. Sonra kendi acımı yaşadığım o güne döndüm. Göz yaşlarım süzülürken yanağımdan, üzüldüğüm onlar değildi. Dün bu farkındalığı yaşadım. Anladım ki hala kendime üzülüyorum. Ben o günde kalmışım demek ki. Her ne kadar üzerinden uzunca bir süre geçmiş olsa da hala acı aynı acı.

Babamdan önce yaşadığım bir kayıp bana hayata bakış açım ile ilgili bir farkındalık yaratmıştı. Ciddiyetle yaşadığım hayatın çok da ciddiye alınmaması gerektiğini fark etmiştim. Ölüm gerçeği size her zaman bir şey ifade etmeyebiliyor. Ölüm hayatın bir parçası bunu biliyoruz. Bazen kanıksamış halde üzerinde durmadan yaşayıp gidiyoruz. Bazı zamanlar da geliyor ki insanı kendine getiriyor. Dün yaşadığım şey de böyle bir şeydi işte. Bunları sizlerle paylaşmak istedim. Farkındalık önemli bir şeymiş ve farkına varmamız gereken o kadar çok şey var ki. Farkındalığınızın yüksek olduğu günler dilerim.

  •   

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.